ne yarım ne tam...
ne boş ne dolu...
ne üzgün ne mutlu ...
ne iç ne dış...
ne artı ne eksi...
ne aç ne tok...
öyle boş bir gün...
ne canlı ne ölü...
iyot lazım bana biliyorum
biraz güneş
biraz kum
veeeee..
hep sen hep sen...
1 Temmuz 2009 Çarşamba
25 Haziran 2009 Perşembe
Çok Eğleniyorum Çoookkk!
Sen çok yaşa Süreyya, sen çok yaşa da bizde senle eğlenelim. Sen olmasan biz kimi çekiştireceğiz Nilaycığımla, bak Eda'da yok ortalarda bu yaz, sana kaldık ama sende bomba gibi girdin maşallah sezona.. Millet yaz tatiline nasıl gideceğiz kredi kartı borcu bi dünya konuşmaları, kararsızlıkları içerisindeyken sen gittin bir beachte çadır kiraladın, arkadaşlarını da aldın yanına gününü gün ediyorsun, hangi bikinimle hangi küpemi kolyemi taksam derdindesin sanırım, bilgisayarınıda almışsın ee işin başından aşkın tabi, talan et bütün moda sitelerini kesin bulursun uyan bişeyler.


Şaka bir yana, çok eğleniyorum gerçekten bu haberleri okudukça. Herkesin hayatına saygım sonsuz herkes imkanı neyse ya da istediği neyse onu yaşar ama imkansızlıklar içerisinde kıvranan bir dünya insan varken yaşanan aykırı hayatlar bu kadar da göze batırılmaz ki?
Etiketler:
bodrum,
süreyya yalçın
16 Haziran 2009 Salı
Çekül Vakfı
Geçen sene bu zamanlar nikah şekeri için dükkan dükkan dolaşmıştım. Envayi çeşit nikah şekerleri için para harcamanın gereksiz bir eylem olduğunu düşünürken sevgili argadaşım Gökçe harika bir fikir verdi bana. Çekül Vakfı şahane bir uygulama başlatmıştı ve nikah şekeri için harcanacak para ile fidanlar dikiyor ve nikaha gelen davetlilerinize vermeniz için fidanların sertifikalarını davetli sayınız kadar çoğaltıp size veriyordu. Harika bir fikirdi, hem gereksiz yere para harcamaktan kurtulacak hem de dünyaya bizden bişeyler bırakmanın hazzını sonsuza kadar yaşayacaktık. Eğer sizde hala nikah şekeri için karar vermediyseniz Çekül Vakfı'nı değerlendirmenizi tavsiye ederim. www.cekulvakfi.org.tr



Sertifikalarınızı yukarıdaki şekilde rulo haline getirip ucuna da sevimli güllerden dolayıp teslim ediyor Çekül Vakfı, karşılığında faturanızı da vererek.
Ruloları açtığınızda da güzel bir yazı ile nikanıza gelen davetlilerinize mesajınızı yazabiliyorunuz.
Fidanların dikildiği yerleri de web sitesinden yayınlıyor Çekül Vakfı.

Etiketler:
çekül vakfı,
nikah şekeri
7 Mayıs 2009 Perşembe
Küçük Bütçelerle Sihirli Sonuçlar Atölyesi
DPID (Doğrudan Pazarlama İletişimcileri Derneği)tarafından bu yıl 2. si düzenlenen Küçük Bütçelerle Sihirli Sonuçlar Atölyesi çalışmasına bu yılda İnteraktif Pazarlama ile ilgili bildiklerimi nacizane paylaşmak için büyük bir zevkle katıldım. Atölye çalışması yaklaşık 5 hafta sürdü ve çalışmayı Bilgi Üniversitesi Reklamcılık Bölümü 3. sınıf öğrencileri ile birlikte yaptık.
Öncelikle bu tarz bir çalışmanın gerçekten ilgilenen, bilgiye aç öğrenciler tarafından ne kadar faydalı olduğunu görmek ve bu oluşum içinde görev almak, bildiklerimi öğrencilere aktarmak ve sonunda hazırladıkları sunumlarda onlarında anlatıklarımızı öğrendiklerini ve uygulamaya çalıştıklarını görmek beni inanılmaz mutlu etti.
Diğer yandan Türkiye'de ki eğitimde fırsat eşitsizliği! ve eğitimin ne kadar yanlış yapıldığını üniversitede okuduğum zamanlardan çok farklı bir gözle değerlendirme fırsatı buldum bu yıl tekrar. Öğrencileri bu kadar serbest bırakan ve dünyada başarısızlığı kanıtlanmış amerikan eğitim sisteminin neden hala uygulandığını, neden başarılı Avrupa ülkelerinde uygulanan eğitim sistemini kendi ülkemiz üniversitelerinde göremediğimizi gerçekten merak etmiyor değilim. Ayrıca devlet üniversitesinde okuduğum için vakıf üniversitesi kültürünü bu kadar yakından inceleme fırsatım olmamıştı, şahane bir kampüs bakımlı kızlar, otoparktaki son model arabalar zaten kampüse girer girmez gözünüze çarpıyor. Ancak bu atölye çalışması şimdiye kadar önyargılı olduğum vakıf üniversitesi öğrencileri (burslular hariç) ile ilgili kafamdaki tüm düşünceleri alt üst etti. Ailelerinin parasıyla son derece modern ve ellerinin altında bulunan fırsatları değerlendirme zahmetinde bile bulunmadıklarını düşünürdüm hep oysaki bu atölye çalışmasında gözlemlediklerim düşüncelerimin tamamen bir önyargıdan ibaret olduğunu en azından bu öğrencilerin hepsinin de ailelerinin güçlerini arkalarına alarak fırsatları değerlendirmeme gibi bir rahatlıkta olmadığını çok net gördüğümü söyleyebilirim, yaklaşık 1 aydır birlikte olduğumuz bu öğrencilerin gözlerindeki ışıltı, öğrenme azim ve istekleri, hırsları ve hayata bakışları beni gerçekten olumlu yönde etkiledi ve şaşırttı.
Olumsuz olan tek şey yaşlandığımı farketmem oldu 91li, 92li öğrencilerle bir arada olmak ve onların 'hocam' diye seslenmelerini üstüme almamam, yaşımın ilerlediği gerçeğiyle karşı karşıya bıraktı beni ilk defa. Ama olsun böyle faydalı işler yapabildiğim sürece yaşımın ilerliyor olması pekte umrumda değil açıkçası
Umarım önümüzdeki sene tekrarı organize edilir. Bende seve seve tekrar katılırım.
Öncelikle bu tarz bir çalışmanın gerçekten ilgilenen, bilgiye aç öğrenciler tarafından ne kadar faydalı olduğunu görmek ve bu oluşum içinde görev almak, bildiklerimi öğrencilere aktarmak ve sonunda hazırladıkları sunumlarda onlarında anlatıklarımızı öğrendiklerini ve uygulamaya çalıştıklarını görmek beni inanılmaz mutlu etti.
Diğer yandan Türkiye'de ki eğitimde fırsat eşitsizliği! ve eğitimin ne kadar yanlış yapıldığını üniversitede okuduğum zamanlardan çok farklı bir gözle değerlendirme fırsatı buldum bu yıl tekrar. Öğrencileri bu kadar serbest bırakan ve dünyada başarısızlığı kanıtlanmış amerikan eğitim sisteminin neden hala uygulandığını, neden başarılı Avrupa ülkelerinde uygulanan eğitim sistemini kendi ülkemiz üniversitelerinde göremediğimizi gerçekten merak etmiyor değilim. Ayrıca devlet üniversitesinde okuduğum için vakıf üniversitesi kültürünü bu kadar yakından inceleme fırsatım olmamıştı, şahane bir kampüs bakımlı kızlar, otoparktaki son model arabalar zaten kampüse girer girmez gözünüze çarpıyor. Ancak bu atölye çalışması şimdiye kadar önyargılı olduğum vakıf üniversitesi öğrencileri (burslular hariç) ile ilgili kafamdaki tüm düşünceleri alt üst etti. Ailelerinin parasıyla son derece modern ve ellerinin altında bulunan fırsatları değerlendirme zahmetinde bile bulunmadıklarını düşünürdüm hep oysaki bu atölye çalışmasında gözlemlediklerim düşüncelerimin tamamen bir önyargıdan ibaret olduğunu en azından bu öğrencilerin hepsinin de ailelerinin güçlerini arkalarına alarak fırsatları değerlendirmeme gibi bir rahatlıkta olmadığını çok net gördüğümü söyleyebilirim, yaklaşık 1 aydır birlikte olduğumuz bu öğrencilerin gözlerindeki ışıltı, öğrenme azim ve istekleri, hırsları ve hayata bakışları beni gerçekten olumlu yönde etkiledi ve şaşırttı.
Olumsuz olan tek şey yaşlandığımı farketmem oldu 91li, 92li öğrencilerle bir arada olmak ve onların 'hocam' diye seslenmelerini üstüme almamam, yaşımın ilerlediği gerçeğiyle karşı karşıya bıraktı beni ilk defa. Ama olsun böyle faydalı işler yapabildiğim sürece yaşımın ilerliyor olması pekte umrumda değil açıkçası
Umarım önümüzdeki sene tekrarı organize edilir. Bende seve seve tekrar katılırım.
Etiketler:
doğrudan pazarlama,
DPID,
Küçük Bütçelerle Sihirli Sonuçlar
5 Mayıs 2009 Salı
I'm happy!!!
Nick Vujicic, Inspirational - Celebrity bloopers here
Geçtiğimiz günlerde hastanede fazlaca zaman geçirdim, vücudumda aniden ortaya çıkan bir rahatsızlıktan dolayı gittiğim hastanede bir kaç kötü gün sonunda aslında korktuğum, endişelendiğim şeyin şimdilik başıma gelmediğini ancak kontrol altında olmam gerektiğini öğrendiğimden beri biraz huzursuzum. Tetkiklerimi bir kaç hafta sonra tekrar yaptıracağım ama bu süreçte ben kendimi biliyorum kafamda olumsuz düşünceler, tilkiler dolanmaya devam edecek. İşte tam bu ruh hali içindeyken iş arkadaşım Duygu bu videoyu paylaştı, göz yaşları içinde izlerken diğer yandan da yaşanan endişelerin, üzüntülerin bazen ne kadar anlamsız olduğunu bir kez daha anlamamı sağladı bu video, kendisine burdan teşekkür ediyorum.
Gerçekten de öyle değilmi yaşadığımız endişeler, korkular, sızlanmalar, isyanlar bazen gerçekten anlamsız kalmıyor mu diğer insanların yaşadığı şansızlıklar, zorluklar ve hayatın acımasızlığı karşısında?
Bakalım siz ne hissedeceksiniz bu videoyu izledikten sonra?
Boyu boyuna...
Bazen böylede güzel denk geliyorlar işte, yakışıklı erkekler güzel kadınlar hayatlarını birleştirsinler ki güzel nesiller devam etsin:) Tom ve Gisele'de geçtiğimiz Nisan ayında evlendiler, MET Costume Institute Gala'da endamların gösteren çift bence muhteşem görünüyor. Gisele en sevdiğim mankenlerden biri, fiziği, saçları, giyim tarzı harika bence. görünüşe göre kendine uygun (görünüşte öyle, içini bilemem ;) )bir eşte bulmuş! Çocuklarını merak etmiyor değilim doğrusu:)
Döktürmüş Yine
Uzun zamandır bu kızcağızla ilgili birşey yazmıyordum ama bu resimlerini gördükten sonra tutamadım kendimi. Nasılda güzel yakışmış bu renk, şahane olmuş bence. New York'ta yapılan MET Costume Institute Gala'da giydiği bu muhteşem Versace elbisesine bayıldım gerçekten. 21 yaşında olmasına ayrıca sinir olduğum Blake için söylenecek çokta söz yok sanki...
Etiketler:
blake lively,
gossip girl
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









