16 Ocak 2009 Cuma

Babalar ve Kızları

Küçük bir kız çocuğu için bundan daha mutluluk verici bir tablo başka ne olabilir ki? Babalar ve kızları arasında hep özel birşeyler vardır anne kız ilişkisinde olmayan. En güvenilir kucak, en yıkılmaz vücud, en ağlamayan gözler, en güvenilir sözler hep babalara ait değil miydi küçükken? Ben hep böyle hissederdim babam herşeyin en üstündeydi.. Yaşlar ilerledikçe bu duygum biraz değişmeye başladı sanki, babamında aslında en az annem kadar etten oluştuğunu :) onunda ağlayabildiğini, üzüldüğünü bazen yenildiğini görmeye başladım, gördükçe üzüldüm... Üzüldükçe anladım ki küçük bir kız çocuğuyken içimdeki babam aslında hayalimin bir ürünüymüş.. bazen o yenilmeyen, üzülmeyen, yıkılmayan babamı çok özlüyorum!

Nerden çıktı şimdi bu mesele diyeceksiniz. Ünlü babaları ve kızlarını gördüğümde benimde babamın kucağında olduğum günler geldi aklıma... Eğer benimde kızım olursa bir gün, babasıyla bu özel duyguyu yaşayabilmesi için elimden geleni yapıp onların bu anlarını teknoloji ile ölümsüzleştireceğim. Ölümsüzleştireceğim ki kızım (eğer olursa) benim gibi hatıralarını, hayallerini tekrar canlandırmakta zorlanmasın.

15 Ocak 2009 Perşembe

Seven Pounds


Son zamanlarda izlediğim en güzel film diyebilirim. Hüzün, gizem, mutluluk, merak gibi pekçok duyguyu bir filme sığdırmayı başarmış yönetmen Gabriele Muccino. Mart'ta Türkiye'de gösterime girecek olan bu filmi izlemenizi tavsiye ediyorum. Will Smith filmlerini zaten severim ancak pek çok film de olduğu gibi genelde sonu filmlerinin başından belli oluor sonunda ne olacağı ancak bu sefer gerçekten beni şaşırttı, hatta dram türünde bir aşk filmi olduğunu filmin son 1 dk sında anladım diyebilirim. Uzun lafın kısası izleyin derim.

13 Ocak 2009 Salı

Moleskine'ler...

Bu defterleri çok sevdim. işim gereği çok fazla not tutmam gerekiyor ve her toplantıya gittiğimde koca koca defterleri yanımda taşımaktan yorulmuştum ki pek sevgili eşim geçen sene elinde 2 tane moleskinle gelene kadar. Nasıl hayatımı kurtardılar bilemezsiniz. Toplantıya gitmesemde yazmayı çok severim, beni heyecanlandıran ya da unutmak istemediğim anları yazarım hep ama bu küçük sevimli defterler çıkmadan önce eğer yanımda yazacak birşey yoksa peçetelere not ederdim ama şimdi hep yanımda, daha önce de küçük defter yokmuydu ona yazsaydın diyenlere duyar gibiyim ama bu defterlerle tanışmadan önce böyle bir kültürüm yoktu aklıma gelmiyordu bir türlü çantamda ufak bir not defteri taşımak.

Geçenlerde kırtasiye alışverişim için girdiğim bir kırtasiyede envayi çeşitlerini gördüm orta boy, küçük boy, kalın, ince, renkli, siyah.. Kırmızısından aldım bir tane kendime :)

Biraz araştırma yaptım bu küçük defterlerle ilgili. Aslında tarihlerinin çok eskilere dayandığını neredeyse 200 yıllık bir geçmişinin olduğu defterin içinden çıkan kağıtta yazıyordu ama wikipedia da okuduklarım bu defterlere olan sempatimi biraz daha arttırdı.


1986 yılında üretimi durdurulmuş -fakat bir süre sonra yeniden üretilmeye başlanmış- olan bu defterlerin bu kadar sevilmesinin bir diğer nedeni de Picasso, Van Gogh, Buket F., gibi isimlerin bunları ellerinden düşürmemiş olmalarıdır.

Fransızların "Moleskin", İtalyanlarınsa "Moleschino" dedikleri bu akıl defterlerinin ilk olarak nerede doğduğu bilinmiyor. İlk olarak esin perisini kaçırmak istemeyen Fransız şairler için çıkarıldığı sanılıyor.

Bugün İtalya'da, Modo & Modo firması tarafından üretilen bu defterler, geçtiğimiz yüzyılda suya dayanıklı mürekkebin doğuşuna da neden olmuş. Moleskine sahipleri, yazılarını yağmura karşı bu mürekkeplerle korurken, kaybetme ihtimaline karşı defterlerinin ilk sayfasına geri getirene verecekleri ödülü yazarlar.

Bu kültürün günümüze kadar uzanıyor olması ve tekrar kullanılıyor olması pek hoş bence.

12 Ocak 2009 Pazartesi

Altın Küre Şıklığı


Favorim Eva'nın kırmızı şahane elbisesi...

7 Ocak 2009 Çarşamba

Yeni TL'lerimizi Çok Sevdim.

Bayıldım yeni paralarımıza. Eskisine göre minik, canlı,sevimli daha modern ve avrupai.

İlk basılanlarda imla hatası olduğunu ve toplandığını, bu olay duyulduktan sonra koleksiyonerlar tarafından tırım tırım arandığını ve kapışıldığını duydum. Bu olsa olsa sevgili Türkiye'm de olur herhalde. :) Yeni paralardan bolca istiyorum 2009da, cüzdanım dolsun taşsın inşallah :))))

4 Ocak 2009 Pazar


1 Ocak 2009 Perşembe